Erzincan’a Özgü

Tanımı: Erzincan Üzümlü (cimin) yöresinde yetişen siyah renkli, şekli basık-oval, ortalama 3-4 gram tane ağırlığında, çekirdek sayısı ortalama 1-4 orta kabuk kalınlığında, aroması tatlı-mayhoş, konik şeklinde, dolgun sıklıkta, 300-1500 gram salkım iriliğinde sofralık bir üzüm cinsidir.

Ürünün Bileşimi: Tanede; azot  %0.36, fosfor %0.01, potasyum % 0.20, magnezyum % 0.008, kalsiyum % 0.04, Yaprakta; azot % 1.75 fosfor % 0.30, potasyum % 0.49, magnezyum % 0.11, kalsiyum % 1.47, demir % 66.0, Çinko % 29.95,  bakır % 36.25

Özellikleri : Yöreye özgü coğrafi durum, iklim özellikleri, nem, sıcaklık ve rüzgar gibi faktörlerden gelmektedir.

Coğrafi Durum: Erzincan ovası; Doğuanadolu Bölgesi’nin Fırat havzası’nda, takriben 38’18 – 40’42 doğu boylamları ile  39-40’06 Kuzey enlemleri arasında yer alan genellikle 1300-1500 metre yükseklikteki yamaç arazilerdeki biriktirme konileri üzerinde kurulmuş bağların son hududu Bayırbağ köyünde 1700 m’ye kadar ulaşmaktadır.

İklim Özellikleri: En faydalı yağışlar; kış, erken bahar ve hasadı müteakip olan sonbahar yağışlarıdır. Kurak yaz dönemi içinde, üzümlere ben düştüğü zaman, mantari hastalıkların zuhuruna meydan vermeyecek şekilde yağan yağmurlardır.

Oncaların suya ve sulamaya ihtiyacı, Haziran ayının başından başlayarak Eylül ayının ortalarına kadar devam etmektedir. En fazla su ihtiyacı, Temmuz ayının başı Ağustos ayının birinci haftasıdır.

Nisbinem : Ortalama nisbinem % 58’dir. Nisbi rutubetin düşük ve sıcaklık yüksek olduğunda evapotsprasyon çok fazla olursa oncaların yapraklarına ve tanelerine zarar vermektedir.

Sıcaklık: Yıllık sıcaklık ortalaması en az 9 derece (9-12) olan yerlerde yetişebilmektedir. Erzincan’ın senelik sıcaklık ortalaması 10.7 derece, yaz ayları ortalaması 22.6 derece olmaktadır.  Sıcaklık devamlı olarak 15-20 derecenin altına düşmemelidir.

Ürünün Adı : Erzincan Tulum Peyniri (Menşe Adı)

Ürünün Coğrafi İşaret Tescil No: 30

Ürünün Tanımı :Yapımına beşinci-altıncı aylarda başlanan ,dokuzuncu aylarda biten, tamamen Erzincan’ın yüksek rakımlı,90-100  çeşit bitki zenginliğine sahip ,temiz ve serin yaylalarındaki buz gibi soğuk sulardan beslenen,beyaz koyundan (karaman koyun ) alınan sütten yapılan peynire Erzincan Tulum Peyniri denmektedir.

Erzincan Tulum Peyniri diğer peynirlere göre daha parlak görünümlü,daha güzel kokulu,tam yağlı ve daha lezzetlidir.Peynirin tuzlanması ve yaylaların temiz havasında bekletilmesi çok hijyenik olmasını ve olabilecek mikroplardan arınmasını   temin etmektedir.

Ürünün Üretim Tekniği :Erzincan’ın temiz ve serin havalı yaylalarında otlayan Beyaz Karaman koyundan alınan süt,önce temiz süzeklerde bir-iki defa süzülür.Süzülen sütler kazanların içerisinde bir-iki saat dinlendirilir.Hazır olan sütler ŞİRDEN denilen kendi elleriyle yapılan maya ile mayalanır.

Şirden :Süt kuzusunun midesine denmektedir.Peynir suyu,şeker,tuz ve bunun içerisine Şirden atılarak bir çeşit maya yapılmaktadır.

Mayalanan süt yaklaşık bir saat sonra ince,ufak,iki kilogramlık temiz bezden yapılmış süzeklere alınıp peynir haline getirilir.Üzerinden bir gece geçtikten sonra sabah kuşluk vakti mandıraya getirilir.Mandırada şeker torbaları büyüklüğünde torbalara konur,bir hafta-on gün üzerine bez örtüp hava ve toz almaması sağlanıp,suyunu tamamen çekmesi için bekletilir.

On günden sonra bakır veya krom teknelerde ufalanır,%2,2.5 oranında daha çok Kemah tuzu ile tuzlandıktan sonra tekrar yeni torbalara sıkı bir şekilde basılır ve torbaların ağzı dikilir.Tekrar düzgünce üçerli üst üste gelecek bir şekilde dizilir.On günlük beklemeden sonra tamamen suyu süzülen peynir bidonlara basılmak üzere soğuk hava depolarına nakledilir.5,7,10,25,40 kilogramlık bidonlara veya 20,60 kilogramlık derilere makinelerle veya elle basılır.(Elle basılan peynir Erzincan’da daha tercihlidir çünkü,daha uzun sene (iki sene) dayanıklı ve peynirin acıma riski yok.Fakat şimdi çok fazla miktarlarda peynir üretildiği için makinelerle basım işlemi yapılmaktadır.Soğuk havada üç ay bekletilip kıvama gelen peynir,Türkiye pazarlarına sunulur.

Kemah Tuzu   :Doğal olarak çıkan tuzlu suyun özel olarak yapılmış göletlerde toplanarak,güneş altında buharlaşmasıyla tamamen katkısız,doğal yollarla elde edilen bir tuzdur.Diğer normal tuzlardan farkı peynirin erimemesini,dağılmamasını ve suyunu dışa vermesini sağlar.

Diğerlerinden Ayırıcı Özellik :Tuzlanmış peynir bir gün kendi haline bırakıldıktan sonra “tecan” denilen muvakkat tulumlara basılarak 20 gün normal oda sıcaklığında bırakılmakta,bu sırada vakit vakit derinin alt kısmı açılarak toplanan peynir suyu boşaltılmakta ,ondan sonra asıl tuluma sıkıca basılarak olgunlaşma mahzenlerine konulmaktadır.(ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI-SÜT TEKNOLOJİSİ-Prof.Dr.Ahmet KURT).

Ürünün Menşe Adının Kullanılacağı Bölge :Erzincan ili ve ilçelerinin oluşturduğu coğrafi alandır. Erzincan, Üzümlü, Çayırlı, Tercan, Mercan, Kemah, Refahiye, İliç, Kemaliye, Otlukbeli.

Ürünün Yapıldığı Yaylalar:

1-Munzur Yaylaları: Kemaliye’den başlayıp Pülümür’de biten , yüksek rakımlı,12 ay kar bulunan,100 bin koyun barındırabilen, 20 civarında yayla.

2-Çimen Yaylaları: Erzincan Refahiye arasında bulunan yaylalar.

3-Çayırlı Yaylaları

4-Tercan Yaylaları

5-Kemah Oluk Yaylası

Ürünün Coğrafi İşaret Türü :

Menşe adı.Yukarıdaki tüm bilgiler ve belgeler ürünün coğrafi işaret türünden Menşe adına uygun olduğunu göstermektedir.

Denetim Biçimi : Ürünün denetimi ,başkalarının aynı ürünü üretimlerinin teknik özelliklerine uygunluğunun kontrolleri, Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası koordinasyonu ile gerçekleştirilecektir.

Denetim Esasları :Ürünün üretildiği 5.,6.,7.,8.,9. aylarda , 4 veya 6 aylık periyodlarda, tüketici şikayetleri üzerine her zaman,  2 ila 5 kişi olmak üzere aşağıda belirtilen kuruluşlardan bir denetim kurulu oluşturularak denetim yapılır, sonucunda ilgili rapor hazırlanır.

Denetime Katılacak Kurumlar

-Erzincan Ticaret ve Sanayi  Odası uzman elemanı (Gıda Mühendisi)

-Tarım İl Müdürlüğünden veteriner hekim ve ziraat mühendisi

-Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Üyesi üretici firmalardan iki eleman

Ürünün Kullanım Biçimi       : Markalama

Ürünün Adı :  Erzincan Bakır İmalat ve El İşlemeciliği Sanatı

Ürünün Coğrafi İşaret Tescil No : 38

Ürünün Üretim Alanı  : Erzincan ili ve ilçeleri : Erzincan, Üzümlü, Çayırlı, Tercan, Mercan, Kemah, Refahiye, İliç, Kemaliye, Otlukbeli.

Ürünün Çeşitleri :

El Teklisi

Makine Teklisi

Mine İşleme

Dövme

Serigrafi

Ürünün Tarifi :İşlemeci ustalarınca özel tasarlanan şekillerin oyma tekniği ile tekli kalemle bakır üzerine çıkarılması işlemidir. Külçe halinde gelen hammaddeyi levha haline dönüştürüp elde ve tezgahlarda şekillendirerek sanatkarın, tarihten gelen birikim ve ince nakışı ile 104 elden geçirerek ortaya koyduğu bir sanat eseridir. 105. el müşterinin elidir.

Üretim Koşulları : Külçe halindeki hammadde bakır hattanesinde ocaklarda eritilir, kalıplara dökülür. Kalıplara dökülen bakır, üretilecek ürürün özelliğine göre silindirden ( vals tezgahlarından ) geçirilerek kalınlığı ayarlanır. Silindirden geçerken sertleşen bakır tekrar fırınlarda tavlanır. Bu işlem istenilen ölçüye gelinceye kadar tekrar tekrar yapılır. Levha haline gelen bakır daire  makaslarında istenilen ebatlarda kesilir.

Kesilen levhalar yaklaşık 500 çeşit kalıplara göre, ustasına ve kendine özel  bir şekilde sıvama tezgahlarında, mazgala yardımıyla birkaç işlemle şekillendirilir. Küçük parçalar direk tezgaha girer, büyük parçalar için ayrıca kovan basılır. Tekrar tavlandıktan sonra sıvama tezgahlarında kalıplar üzerinde şekillendirilir.

Ürünün  Özellikleri : Bakır, üzerinde yapılan her işlemde sertleşir. Bundan dolayı her işlem sonunda tavının alınması gerekir. Yapılan ürün kalıptan çıkınca  polisaj makinelerinde parlatılır. Lehim ve kaynak işlemleri yapılır, tekrar polisaja girer, üzerlerindeki yağın temizlenmesi için 900 lik sıcak deterjanlı suda yıkanır. Kavak ağacından elde edilen ince hızar talaşıyla kurulanır. Üzerlerindeki talaş tekrar fırçayla silinerek, vernik işlemi yapılır, kurulandıktan sonra belirli yerlere bant çekilerek boyaya şekil verilir, tabancayla boyama işlemi yapılır. Boyanan ürün fırınlanarak kurutulur. Boyanın kalitesi ürün üzerindeki  ayırt edici özellik olarak görünür. İmalatı yapılan ürünler, boyanın sertleşmesi  için işlemeye girmeden önce 7-10 gün süreyle  bekletilir.

İşleme Özellikleri : İşlemeci, ürünün işleme tarzını kafasında tasarlar. Bir işlemeci binlerce desen çıkardığı gibi, her işleme ustasının kendisine özgü bir tarzı ortaya çıkmaktadır. Bakırın kararmaması için  tekli kalemle işlemenin  yapılması gerekir. Böyle işlenen eser 100 sene kararmaz. Tasarlanan şekiller “Oyma Tekniğiyle” tekli kalemle bakır üzerinde desenin şablonunu çıkarır. Daha sonra tekli kalemle ara işlemini yapar, gümüş kaplamaya hazır hale getirir. Sonra dolgu kalemiyle gümüş kaplanacak yerler doldurulur. Ürün üzerinde özel bir formülle  hazırlanmış  gümüş-nitrat’ta gümüş kaplama yapılarak işlemin ikinci aşamasına geçilir. Mısır kalemiyle,  kalan işlenmemiş yerler ( desenlerin eksik kalan kısımları işlenir. Bu işlemden sonra ürün  kırmızı beyaz renk alır. ) Ürünün  oksitlenmemesi için üzeri şeffaf ve kaliteli vernikle verniklenir. Sanatkar tarafından özel hazırlanmış kaliteli selülozik, şeffaf vernik, sanatın sanatkar yönünden ayırt edici özelliğidir. Son olarak 24 saatlik beklemeden sonra ürün satışa hazır hale getirilir.

Mine İşleme Özellikleri : Bu ürünler ayrıca bakır üzerine mine işleme olarak ta işlenmektedir. Tüm bu tarzda ortaya çıkan bakır ürünleri üzerine mine işleme olarak yapılması ikinci bir ürünü ortaya çıkarmaktadır.

Üretim Hacmi : Her atölyede üretilen ürünler, ürün çeşitleri çok farklı olduğundan ve bakır işlemecileri kendi evlerinde de işlemeyi yapabildiklerinden üretim hacmi gelebilecek her türlü siparişi karşılayabilecek potansiyeldedir.

Ürüne Sağlanan Korumanın faydaları ( ekonomik, sosyal, çevresel, kültürel, bölgesel ) : 1970’li yıllardan 90’lı yıllara kadar bir sektör olan Erzincan bakırı imalatı ve el işleme sanatı  Ticaret ve Sanayi Odası tarafından  coğrafi işaret kapsamında tescil ettirilerek, mevcut üreticilerle çalışma komisyonu oluşturulmuş olup bu sanatın tekrar iç ve dış piyasalarda canlandırılması çalışmaları yürütülmektedir. Böylelikle dünya pazarlarına açılacak olan tescilli bu ürünün Erzincan’da tekrar sektör haline getirilerek 3 bin – 5 bin kişinin istihdamı hedeflenmektedir. Yapılacak bu çalışma ilin ekonomik gelişmesinde lokomotif öncü rolü oynayacağı kesin bir gerçek olarak görülmektedir.

Bakır İşlemeciliği : Erzincan’da bakır el sanatlarının başlangıcı çok eskiye dayanmaktadır. Dövme bakırcılık çok eski bir meslek olmasına rağmen, bakır işlemeciliğinin başlangıcı 1955-1960 yılları arasıdır. Bu yıllarda Erzincan’da çeyiz eşyaları satan birkaç esnafın dükkan vitrinlerinde bakır hamam tası, sabunluk bulunmakta iken hamam taslarının iyi satıldığı görülünce bunların seri imalatına başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda bakırcılığın cazip hale gelmesiyle turistik bakır süs eşyalarının üretimine başlanmıştır.

Çaydanlık, semaver, sürahi, vazo, tepsi, çay-kahve-zemzem takımları vs. süs kulanım eşyaları yapılmakta olup, bakırın boyanması  ve işlenmesi  ile  yurt içi ve yurt dışına pazarlanması sağlanmıştır.

1955-1960 yılları arasında küçük atölyelerde işleme bakırcılığın başlaması ile Erzincan el sanatlarında cazibe merkezi olmuş ve 1970’li yıllarda bakırcılık altın çağını yaşamıştır.

Yüzlerce ailenin geçim kaynağı olan bakırcılık sanatının parlak çağı fazla uzun sürmemiş yok olma durumuna gelmiştir. Ticari yönden parlak dönemi ise 1980-1985 yılları arasındadır. Ancak bu dönemdeki fazla sürüm ve fazla kazanma hırsı bakır işlemeciliğinin sanat değerini en alt seviyeye indirmiştir. Önceleri “Tekli” kalemle işlenen bakır, daha sonra makinelerle işlenmeye başlanmıştır. Bilgisiz kişilerin sektöre girmesiyle bilinçsizce ve sanat değeri olmayan bakır işleri üretilmeye başlanmış ve bundan da bakırcılık sanatı büyük ölçüde talep yetersizliği ile karşılaşmıştır.

Üretimin yüzde 10’u yurt içinde, özellikle Ege ve Akdeniz Bölgeleri’ne, yüzde 90’ı ise yurt dışında A.B.D., İtalya, Finlandiya, Japonya, Almanya, Fransa gibi ülkelere pazarlanıyordu.

Sanat değeri azaldığından önce yurt dışı, daha sonra da yurt içi pazarlar gün geçtikçe zayıfladı. Bu işten gelir sağlayanlar kendi sanatlarına kendileri değer vermeyerek başkalarının değer vermesini beklediler. Bugün bu bilince varan birkaç bakır işletmecisinin sabır ve üstün gayretleriyle Erzincan’ da bakır işlemeciliği azda olsa yapılmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre  bu gün Erzincan’ da faaliyet gösteren yaklaşık 8-10 mağazada işleme bakır ve turistik bakır eşya satılmaktadır. Bakır işlemeciliğinde çalışan 40-50 civarında işçi bulunmaktadır. Halen tam kapasite ile çalışma imkanı bulunmayan  3 atölyede turistik bakır ürünleri üretilmektedir.

CİRİT

   Cirit: Geleneksel bir ata sporumuz olan cirit tescilli olarak ilk kez 1989 yılında başlamıştır. İki adet kulüp bulunmaktadır. Bunlar Erzincan Atlı İhtisas Kulübü  ve 13 Şubat İhtisas Kulübüdür, renkleri siyah-kırmızıdır. Kulüblerin kuruluş amacı; Erzincan ve çevresindeki at neslinin  ıslahı , binicilik ve geleneksel olarak milli günlerimizde gösteri yapmak yurt içi ve yurt dışı faaliyetlere katılmak ve sağlıklı

nesiller yetiştirmektir.

Üç adet nizami ölçülerde kum ve toprak  karışımı tribünlü cirit sahası (50 kişilik)  mevcuttur. İki tanesi Terzibaba mevkiinde, (Erzincan-Çağlayan yolu üzeri 5 km.) bir adette şehir merkezinde Öğretmenevi üstü Geçit Belediyesi alt kısmında bulunmaktadır.

1996 yılında Doğu gurubu Şampiyonası yapılmış ve Erzincan Atlı  İhtisas Spor Kulübü birinci olmuştur. Her yıl ilimizin kurtuluşu 13 Şubat günü Erzurum ve Bayburt ilinden davet edilen  takımlarla ikili   müsabakalar tertip  edilerek cirit sporu canlı tutulmuştur.

1997-1998 yılında Ankara’da  yapılan yarışmalarda Erzincan Atlı İhtisas Spor  Kulübü üst  üste iki kez Türkiye ikincisi olmuştur. Ayrıca   kulüpler federasyon faaliyet programı içinde bulunan Ak-Yeniköy, Aydın, Ankara Türkiye Şampiyonası Trabzon, Davutlar,(Aydın), Ilgın(Konya), Yatağan(Denizli), Uşak,Selender (Manisa) Erzurum, Malatya, Bayburt, Söğüt(Bilecik) gibi illerde müsabakalar yapmış üstün başarılar elde etmişlerdir.

 

Close